Unut dediğin kolay değil sorma Sanırım aldandım yıllar sonra Yalan ölürüm inanmam buna Bulurum dedin benden sonra ..
Umrumda değildin artık aslında. Sözlerin, lafların, davranışların .. Gereksiz görüyordum seni.. Manasızdın bana göre. Ama inanamıyordum işte.. €limde değil. Özgürdün bir kuş misali.. Aldandım o bakışlara.. Yıllar sonra, geriye baktığımda, aptal bir resim görüyordum karşımda...
Kaç yıl gerek bana dönmen için? Kavruldu kalmadı yandı için İnan bana canım sende özleyeceksin!
Benim gibi sende seviceksin birgün! Ah ettim tanrıya.. Umursamıyordum çünkü seni. Ne başka ilişkileri, ne sesini, nede başkalarının yanında nefes alış-verişlerini .. Önemsiz bir varlık olarak kalıcaksın ben'de.. Huzurumu da aldın yanına. Helal olsun sana! Sevme, istemiyorum zaten bundan sonra.. Hoşçakal bileti vermek kalır bana.. Geriye sadece ezeli bir düşman...
Hoşçakal aşkların en güzeli Kavuşur elim sana günün birinde Sarılıverir beline dokunur tenim sana yeniden ...
Hoşçakal...
Hoşçakal aşkların en güzeli.. Birgün, belki birgün tekrar buluşmak ümidiyle .. Birgün özlersin düşüncesiyle .. Birgün, herhangi birgün aklına gelirim belki diye hoşçakal..
Çok geldi bu vedalar.. Sevmem, bilirsin .. Sen onu bile yapamayacak kadarsın!!
Hangi gün taşınır dönerim Bilinmez boş kalacak yüreğim ..
Gidiyorum işte.. Seni sevenlerine, istediklerine, özlediklerine bırakarak mutluluğuma gidiyorum işte.. Demirimi attım limanıma.. Hangi gün geri dönerim bilinmez.. Sende özleyeceksin!! Yalnız kaldığında arayabilirsin.. Hani olurya.. Arkadaşa ihtiyacın olur.. Gitmişim nasıl olsa.. Lanet olasıca bir ses.. Neyse.... Böyle giderse geri dönebilirim. Uzaktan bakmak, hafif bir tebessüm sarfetmek sana karşı; belkide en güzeli..
Hoşçakal ! Aşkların €n Güzeli....
__________________
"...Öyle bir hayat yaşıyorum ki,.
Cenneti de gördüm, cehennemi de
Öyle bir aşk yaşadım ki,
Tutkuyu da gördüm, pes etmeyi de
Bazıları seyrederken hayatı en önden,
Kendime bir sahne buldum oynadım..."
Artık anlatamam ki... Dili yokki kelimelerimin.. Susmuş tüm benliğim.. Yazarsam fırtınalar kopacakmış gibi.. Susuyor sadece cumlelerim.. Kalemim kırık..Gönlümün kırgınlığı gibi.. Yitireli çok oldu anlamlı cümlelerin saflığını... Kilit vurdum tüm sesli harflere.... Sessizler zaten sessizdi.. Açılması artık zor ve hatta imkansız...
Notası olmayan sessiz bir muziğim şimdilerde..
Yerine yenisi ne alınır nede...İşte oyle bir durum bu
Artık anlatamam ki... Dili yokki kelimelerimin.. Susmuş tüm benliğim.. Yazarsam fırtınalar kopacakmış gibi.. Susuyor sadece cumlelerim.. Kalemim kırık..Gönlümün kırgınlığı gibi.. Yitireli çok oldu anlamlı cümlelerin saflığını... Kilit vurdum tüm sesli harflere.... Sessizler zaten sessizdi.. Açılması artık zor ve hatta imkansız...
Notası olmayan sessiz bir muziğim şimdilerde..
Yerine yenisi ne alınır nede...İşte oyle bir durum bu
BENDEKİLER BİR SEVGİ KIRILMASI-SUSARAK - ÖZLÜYORUM SENİ Kaptırmayın kendinizi bana Hoyrat fırtınalarım var yorarım benliğinizi Bir adım uzak durun benden Neşeme aldanmayın hüzünlerimde boğulursunuz Cümlelerim yetmez beni anlatmaya Sizde anlamaya kalkmayın sakın bırakın dağınık kalsın ruhum Sağlam Hissedip dokunduğunuzda da canınızı yakan tek noktadır, bilmezsiniz.. Kaptırmayın kendinizi bana Bir adım uzak durun Gülleriniz sizde kalsın ben menekşelerle yeşertirim ömrümü... BEN KİMİM?bir tek vefasızsanız ve sevgiyi incitmişseniz işte o zaman biraz düşünerek dolaşın blogumda.
ALEMLERE AKARSIN AMA YERiME ASLA BiR ALLAH'IN KULUNU BiLE KOYAMAZSIN
UMUTLAR BİTİNCE AŞK BİTERMİ? EVET BİTER HAYIR BİTMEZ
ŞİİR BAZEN, KENDİNDEN BİLE SAKLADIĞIN BİR SIRDIR. BAZEN İÇİNDEKİ SUSKUNLUĞUN HAYKIRIŞLARI, BAZEN DE ZİHNİNDEKİ GÜRÜLTÜNÜN SESSİZLİĞİDİR.
BAZEN BİR DUA, BAZEN AŞK, BAZEN NEFRET, BAZEN DE HASRETTİR ŞİİR.
Hadi Uyan(sana).../ Aşkım Öldüm Deme Sakın.../ Nefes Al(sana).../ yorgun yıldızlar gibiyiz...
3/6/2008 - ALLAH'ından bul...Ben Susuyorum..!!!!
Oyuncaktım ben hayatın elinde.. Kolu bacağı kırılmış..Saçları yıpranmış..Eli yüzü çizik içinde.. Hırpalandım oyunu seven bebeklerin elinde. Yarınımı kaybettiniz..Sildiniz tüm umutlarımı.. Hiç hakkım yoktu benim sevmeye..Sevilmeye. Söyle bana hakedecek ne yaptım bunları..!Benmiydim yalandan seven, Benmiydim unutmam diyipte giden..! Kızgınım sana..Vurdumduymazlığına..En çokta kendime..!!!! Nasıl inandım neden değer verdim diye.. Unutmuş seni gömmüştüm geçmişe.. Neden hatırlattın kendini söyle niye..! Hakedecek ne yaptım bunları.. Sevmeye yokmu bu kalbimin hakkı. Sevilmeye değmezmiydi bu zavallı.. Yıktın beni yıkıklarımın üstüne.. Zaten çokça kırığım vardı cebimde.. Oyunu hiç sevmedim,keşke değmez olsaydı elin elime.. Kalbimi kirlettim senle..Lekeler çok derinde. Ben bir kez daha aptal yerine konmanın acısını taşıyorum içimde. Hakedecek ne yaptım..Sevilmeye değmezmiydi yüreğim. Sahte o kadar çok yüzün varki,yine onlardan birindesin.. Sen kalbi olmayan zavallı birisin. Kaybettiğim tek şey gururum..Onuda bundan sonra korurum.. Senin için lanet etmiyorum.Değmezsin biliyorum. Bu sefer o kadar iyimser değilim mutlu olmanıda dilemiyorum..
ALLAH'ından bul...Ben Susuyorum..!!!!
Nicedir ellerim ısınmıyor sokağımda. Yalnızlığın kaldırım taşları soğuk olur bilirsin. Şayet, günün birinde, çıkarsa yolun o geceye; kadınlığını sakla dudaklarımda... Çünkü senden bana kalan tek kapı aralığı o. Asıl yolculuk bundan sonra başlıyor. Sevgimle kal...
Aralıksız batan sözcüklerinin, an be an yüzünü ölüme çevirdiği yerden yazıyorum sana. Dinleme. Ne bundan önce söylediklerimi ne de bundan sonra söyleyeceklerimi… Bu defa dinleme!
Attığım her adımda bir parça daha yıkılan duvarların altında kalmaktan, ayıramadığın dakikaların geceler boyunca sinirini taşımaktan yoruldu ruhum. Ben çabuk yoruldum. Hiç bir masalın kahramanı olamayacak kadar uykum var. Sesinden esirgediğin yüreğin gibisin. Varlığının bir anlamı olsun derken, sen en çok da anlamsızlığa yakıştın nedense. Oysa bu değildi sana dair başlattığım yolculuğun sonu. Böyle olmamalıydı...
Şimdi sen kendi acılarında büyütürken, öğütürken geceyi; ben çoktan bir masalın sonunda gözlerimi sabaha açmış olacağım. Üzülme demeyi isterdim; ama buna gücüm yok. Senin de yeni; fakat tanıdık bir duygu travmasına ihtiyacın yok. İster taşı, ister at bir kenara. Fark eden “sadece” yokluğum olacak, senin fark etmeyeceğin...
Adresimi de sil adımlarından;sanırım bundan böyle evde olmayacağım. Öfkem sıcak; hala canımı yakıyor umursamazlığın. Bir yol boyu içimdekileri kustum, geride bıraktığım her ağaç dibine. Tenimde acı bir tat, teninden kalma. Başımı koyduğum yerde büyük bir boşluk, yokluğundan olma. Ne yazmak, ne konuşmak ne de yazmak istiyorum. Yalnızca ölüm kadar sessiz bir uykuya yatmak ve toprağın kokusuna bırakmak istiyorum tüm bedenimi. Nefesimle çoğalacakken, nefesimi tıkadın sen! Geçen her günde, soyunurken tüm kelimelerim yavaş yavaş sana, sen, durdurak tanımadan yeni bir kıyafetle çıktın karşıma.
Uzaklar çeker dizelerimi, dizlerime batarken yokluğunun acısı. Oysa ne zordur eyleme bürünmüş sevdaların, kor alevinde titremek! Yitip giden her sigaramda, sana duyduğum düşkünlüğü anımsamak! Senin için attığım zarlarda hep kapı arkasında bırakılmak, bilsen nasıl zordur. (D)üşüyorum, düşünden bir gece vakti... Masalım olursun sanmıştım. Uykusuz gözlerime uyku. Olmadın, olmadı, olamadık. Şarkı sona yaklaşıyor sevgim... Bir daha asla üşümem kollarında.
Artık yazamıyorum sevgili sana
İçimden gelenleri dökerdim ya kağıtlara sayfalarca seni anlatırdım, artık yapamıyorum.. neden diye soruyorum derin bir düşüncenin ardından bile cevabını bulamıyorum
Artık özlemiyorum sevgili seni
Arada bi aklıma geliyorsun , sonra kızıyorum kendime neden hatırladın diye.. sen nasıl unuttuysan bende unutmalıyım seni öyle ya.. birtek bunu istemiştin benden.."YaPmalıyım.."
Artık ağlamıyorum sevgili Güçlüyüm..
tıpkı sen gibi.. Hüzün dolu bakışlarlada izlemiyorum çevremde olup bitenleri biliyorum inanmıyacaksın ama galiba Unuttum seni Arkadaşlarım bile şaşırıyor onca çektiklerimden sonra gülümsemeyi yeniden becerebilmeme
Eskiden yolda kimi görsem sen sanırdım ya,heyecandan titrerdim Seni görebilmek için dualar ederdim , Ama şimdi "sakın çıkma karşıma!" Bensiz yapamazsın demiştin ya hani ; yapabiliyorum galiba
...Ta ki bugüne kadar... Sesini duymadan geçirdigim 8.günümdü bugün Neden çıktınki karşıma? Görmezlikten gelseydin keşke , agzından çıkan o tek Günaydın kelimesini de söylemeden gitseydin.. niye baktın ki öyle gözlerime ? İçim acıyor canım yanıyor
Şimdi ne güçlü oldugumu düşünüyorum ne de seni unutabildigimi..!!
Beni boşverde sevgili Söyler miisin sen ne istiyorsun benden ?
Ben zorda olsa vazgeçtim sevgili senden; Sende neolur vazgeç hayatımı altüst etmekten
7/4/2008 - KEŞKE..
Umudumu yitireli hayli zaman geçti yeniden sevebilmek zor ellerimin arasından kayıp giden sen.. yeniden doğarmısın karanlık sabahlarıma,
aşk..seni tarif edebilmek imkansız mükemmelsin,mekemmelliğin ayrıntılarında gizli.. bir elin mutluluk veriyor,diğer elinse acıyı ve mutluluğu almadan acıyı almak o kadar zor ki..?
kelimelerimi dizdin boğazıma dar ağacında asılı kaldım..kalbime bir kuşunda ben sıkıyım dedim olmadı yapamadım,yapamazdım EYY...KALBİMİ SARAN MUAMMA BENDE BİR KUŞUNLUK CAN VAR AMMA VURULURSUN DİYE AKLIM ÇIKIYOR
işte tek nedeni bu..! sen..yeşil cennettim aşk senin ezip geçeceğin kum taneleri değil.. üstüme bastığın yeter,ezip geçtiğin yeter her an kaybederim korkusuyla hayatımı zindana çevirdiğin yeter.. istediğin bir değil bin çiçekse istediğin başka bir ten,başka bir bedense.. istediğin ben değilsem eğer peki.. azat kuşunu yüreğine bıraktım geçmişi gömeriz en dipsiz kuyulara,sevda şarkılarını yok ederiz.. bir sen birde ben vardık evvel zaman içinde... masallara devrediriz yitik sevdamızı bir varmış bir yokmuş oluruz unutursun... unutulursun belki... şimdi. bırakıyorum seni.. gözyaşlarım işkencelerde,kelimeler kifayetsiz umutlar yitirilmiş.. ne yeni doğacak gün için can kalmış bedende nede geçmişi unutacak kadar kalpsiz bir yürek
hadi..al git ne varsa topla yüreğimin kırıklarının hadi.. bir tekmede sen at savur çamuruma hadi..hiç yaşanmamış say beni.. hadi..git ne olur göm diri diri beni
Bir kere sevmek bin kere ölmekmiş...
Bir kere sevip bin kere olursun Bicak gibi saplar seni kurtulamazsin Bir yalnizlik bir ulasamamazlik derken rayina kaptirirsin kendini O kactikca sen gidersin pesinden Bir oltanin ucundaki yem gibi suruklenirsin Aglarsin her gece Gokyuzune bakar binlerce kez haykirirsin onu sevdigini ama duyuramazsin.. Yalnizsindir artik hep... Denersin baska elleri ama tutmaz hicbirinin yeri onunki gibi Unuttum dersin kendini kandirirsin o hep icindedir, yanibasinda. Hic birakmaz seni...
TÖVBEE..
Herşey çok güzel başlar aşk ve sevgi gün geçtikçe artar yaşananlar insana sonsuz gelir sanki hiç bitmeyecek gibi kendini emin ellerde hissedersin güvenirsin! sonsuza dek seni seveceğim der inanırsın! bir gün gelir o herşeyin çok güzel olduğu günleri özlersin bir gün gelir sevgin aşkın ayakları altında ezilir işte o gün aşka ve sevgiyetövbe edersin...!
.........AyRılıK.........
Tam göğsünüzün ortasında bir yeriniz acıyacak... Evinizin sizi içine sığdıramayacak kadar dar olduğunu fark edeceksiniz... Sokağa fırlayacaksınız... Sokaklar da dar gelecek.... Tıpkı vücudunuzun yüreğinize dar geldiği gibi... Ne denizin mavisi açacak içinizi, ne pırıl pırıl gökyüzü... Kendinizi taşımayacak kadar çok büyüyecek, bir yandan da kaybolacak kadar küçüleceksiniz... Birileri size bir şeyler anlatacak durmadan.... “Önemli olan sağlık.” “Yaşamak güzel.” “Boşver, her şey unutulur.” Siz hiçbirini duymayacaksınız... Gözyaşlarınızdan etrafı göremez hale geleceksiniz. O’ndan ölmesini isteyecek kadar nefret edecek, az sonra kollarında ölmek isteyecek kadar çok seveceksiniz... Hep ondan bahsetmek isteyeceksiniz... “Ölüme çare bulundu” ya da “Yarın kıyamet kopacakmış” deseler başınızı kaldırıp “Ne dedin?” diye sormayacaksınız... Yalnız kalmak isteyeceksiniz... Hem de kalabalıkların arasında kaybolmak... İkisi de yetmeyecek. Geçmişinizi düşüneceksiniz... Neredeyse dakika dakika... Ama kötüleri atlayarak... Onunla geçtiğiniz yerlerden geçmek isteyeceksiniz.... Gittiğiniz yerlere gitmek... Bu size hiç iyi gelmeyecek... Ama bile bile yapacaksınız. Biri size içinizdeki acıyı söküp atabileceğini söylese, kaçacaksınız... Aslında kurtulmak istediğiniz halde, o acıyı yaşamak için direneceksiniz. Hayatınızın geri kalanını onu düşünerek geçirmek isteyeceksiniz... Aksini iddia edenlerden nefret edeceksiniz... Herkesi ona benzetip... Kimseyi onun yerine koyamayacaksınız... Hiçbir şey oyalamayacak sizi... İlaçlara sığınacaksınız... Birkaç saat kafanızı bulandıran ama asla onu unutturmayan... Sadece bir müddet buzlu camın arkasından seyrettiren... Bütün şarkılar sizin için yazılmış gibi gelecek... Boğazınız düğümlenecek, dinleyemeyeceksiniz... Uyumak zor, uyanmak kolay olacak... Sabahı iple çekeceksiniz... Bazen de “Hiç güneş doğmasa” diyeceksiniz. Ne geceler rahatlatacak sizi ne gündüzler... Ölmeyi isteyip ölemeyeceksiniz... Belki çivi çiviyi söker diye can havliyle önünüze çıkana sarılmak isteyeceksiniz... Nafile... Düşüncesi bile tahammül edilmez gelecek... Rüyalar göreceksiniz, gerçek olmasını istediğiniz... Her sıçrayarak uyandığınızda onun adını söylediğinizi fark edeceksiniz... Telefonun çalmasını bekleyeceksiniz... Aramayacağını bile bile... Her çaldığında yüreğiniz ağzınıza gelecek... Ağlamaklı konuşacaksınız arayanlarla... Yüreğiniz burkulacak.... Canınız yanacak.... Bir daha sevmemeye yemin edeceksiniz. Hayata dair hiçbir şey yapmak gelmeyecek içinizden... Onun sesini bir kez daha duymak için yanıp tutuşacaksınız... Defalarca aradığı günlerin kıymetini bilmediğiniz için kendinizden nefret edeceksiniz... Yaşadığınız şehri terk etmek isteyeceksiniz... Onunla bir gün bir yerde karşılaşma umudu... Bu umut sizi gitmekten alıkoyacak... Gel gitler içinde yaşayacaksınız... Buna yaşamak denirse...
Şimdi senden vazmıgeçmeli...!
Hani olur ya bazen,yalnız kalırsın,oyalanabileceğin her yolu denersin olmaz...
sonra da yapacak bişeyin kalmadığında oturur düşünmeye başlarsın seni üzen şeyleri...
bi nevi kendi kendine acı çektirirsin..
sonunda deli gibi ağlayacağını bildiğin halde yine de düşünürsün..
her güzel saniyeyi sanki tekrar yaşıyomuşsun gibi yüreğinde hissedersin..
O'nu hatırlatan herşeyi yaparsın..
resimlerine bakarsın..sana attığı mesajları okursun ve en çok da hep aynı şarkıyı dinlersin..
ağlamaktan gözlerin şişse de..artık yüreğin dayanmasa da inadına düşünmeye devam edersin..
O hep aynı yerdedir sende..ama aynı zamanda da yoktur..
aslında içini acıtan da budur..yüreğindeki közleri yeniden alevlendiren de...aslında aynı yerdedir..ama yoktur..
aranda kilometrelerce mesafe olmasına rağmen sen istediğin için nefes kadar yakındır..ama
O istediği için de yıldızlar kadar uzak..
nerde olduğunu unutursun kendini soyutlar sadece O'nu ve yaşattıklarını düşünürsün..
yüzünü güldürdüğü her anı..sesini duyduğun her anı..
O bilmese de yüreğinin derinlerinde hep O'na kavuşmanın hayalini kurarsın, hem de imkansız olduğunu bile bile..
hep O'na sarılırsın düşlerinde..gözlerinin içine bakarsın taaki kendini görünceye kadar..
hep O'nunla dans edersin her zaman dinlediğin ve sana sadece O'nu hatırlatan şarkıda..
yaşadığın yalnızlığa inat her saniye O'nu düşlersin sanki pat diye kapıdan girecekmiş gibi...
yüreğinde sadece O'na ait bi dünya kurarsın ve hep o dünyada yaşatırsın O'nu....
biranın her yudumunda onu yudumlarsın..sigaranın her nefesini sanki O'ymuş gibi çekersin ciğerlerine...
ve dilinde hep aynı cümle...
_ŞİMDİ SENDEN VAZ MI GEÇMELİ...MASAL OLUP YOLA DEVAM MI ETMELİ?????_
ÇoK ÖzLeDim Gel ArtIk...
Bırakıp gitmek istiyorum her şeyi, herkesi… Yüreğim yanıyor, içim acıyor. Canım çok yanıyor Allahım… Elimde bir oyuncak, çocukluğuma geri dönmek istiyorum. Sorumsuz, sorunsuz, mutlu… Okadar uzak ki umut ettiğim şeyler bana. Okadar zor ki bu yüreğin tamiri. Bir tanem, bebeğim, gözlerini, bana sarılmanı özledim. O kadar özledim ki seni, isyan edesim geliyor. Sen şimdi kaçıncı uykunda, sarılıyorsun yanındaki bedene. Mutlu musun? Ben aklına geliyor muyum? Düşünüyor musun beraber geçirdiğimiz saatleri? Ona da bana baktığın gibi sevgi dolu bakıyor musun? Ona da bana sarıldığın gibi sıkı sıkı sarılıyor musun? Ona bakarken de gözlerin parlıyor mu? Ben yalnız ben çaresiz, senin bana gelmeni bekliyorum. Karşılık beklemeden, sadece beni sarmanı beklerken, seni sevmeye, seni içimde büyütmeye devam ediyorum… Sen biriciğim, sevdiğim, meleğim… O kadar işledin ki içime, o kadar tanıdıksın ki, bırakamıyorum unutamıyorum seni!!! Ne yapacağımı, ne yapmam gerektiğini bilmiyorum. Sadece bana gelmeni, bana sarılmanı bekliyorum, küçük bir çocuğun sevgi beklediği gibi… Geldiğinde, yüzümü gömeceğim göğsüne, doyasıya sarılacağım sana… Yine alacağım o sevgi dolu yüzünü ellerimin arasına. Bana sarıldığında nefes bile almayacağım, ürkütmemek için seni. Sen yeter ki gel, yeter ki sevgini esirgeme benden. Yine git sonunda ,istersen. Sesimi çıkartmayacağım…
Sensizlik nasıl bir şey biliyormusun Berbat çok acı ölmekten beter bir şey Yok olmaktan beter ızdırap dolu bir şey Acı nedirki ölüm nedirki sensizliğin yanında Sen başkasın sen bitanesin sen canımsın Sen deliler gibi sevdiğim sen ömrüm sen hayatımın herşeyisin Sensizlik çok zor çok acı gücüm yetmiyor artık Özlüyorum seni sen yoksun ya ölü gibiyim Herşeyi bitmiş yapayanlız kalmış gibiyim Halen seviyorum seni deliler gibi sensizliğe dayanmak öyle zorki İnsan çaresiz olunca sensiz olunca Yaşamaktan bile nefret ediyor Sensizlik işte böyle bir şey acı bir şey...
Canımın çoğu kaldı sende...
Unutmadım, unutamam, Kara sevdam merak etme. Yaşamaksa, yaşadım lakin Canımın çoğu kaldı sende!
Gittim… Senin ve sevginin olmadığı neresi varsa oraya… Görmemek iyi geliyor, göz görmeyince gönül katlanıyor. Yani alıştım, alışıyorum… Ama unutmayı çıkardım hayatımdan, unutmaya çalıştıkça daha çok hatırladığım oluyorsun. Anladım ki unutamam! O günden sonra yaşadım, yaşamak böyle oluyorsa eğer… Daha cansız, daha hissiz… Ama daha sakin, daha huzurlu…
Seni geride bırakmaktan hiç pişman olmadım. Çünkü sen, beni, seni sevdiğim için çoktan pişman etmiştin. Yas’ın, sevginden daha az acıtıyordu. İçimde kaldı öylece işte… Başka yüreklere aktım, usulca, yas’ınla… Çokta sevdim senden sonra ama seni sevdiğim gibi olmadı hiç biri… Mutlu olsun, mutlu ettim… Ama… Hani şu ama’sı var ya… Olmadı senin gibi, yaşanmadı… Ne acısı, ne de sevgisi benzemedi sana olana…
Ama benim ciğerim yanar, Ten oyalanır, can kanar. İki gözüm iki çeşme, Haberin yok içerime içerime akar!
Alışsam da içimde bir yerler hala yanar… Ten gülse de, canımdaki yaran kanar… Bazen ağlarım usul usul ansızın… Mutlu olsam da, yarım kalan sevdam batar gözüme. Yaşlar yağmur damlası olur içimde. Yıkadıkça yıkar, tuz basar yarama… Kabuk tutar sonra… Ben kendi başıma kanatır, kendi başıma iyileştirir oldum zamanla…
Unutmadım, unutamam, Kara sevdam merak etme. Yaşamaksa, yaşadım lakin Canımın çoğu kaldı sende!
Senin bilmene, duymana, görmene gerek yok… Unutmayışım kendime, alışmam kendime… Şu an ki mutluluğum kendime… Ben öğrendim hayatımda senin yerin olmadığını, şimdi sıra sende… Bende yokum senin gibi kara sevdam… Sende bıraktıklarım senin olsun… Ben yaşarım böyle de!!!
İntikam uğruna bir aşkın gözyaşları...
Bir sabah uyanırsın, içinde bir ateşle.. Ve farklı bir ateştir hissettiğin yüreğinin derinliklerinde. Anlam veremezsin... Ağlamak ister ağlayamaz, gülmek ister gülemezsin! Ama bilirsin içinde birşeylerin eksildiğini... Kalbinin diğer yarısı seni yok saymıştır hayatında. Bir kasırga gibi savurmuş, bir oyuncak gibi oynanmıştır duygularınla... Bakarsın, ve artık yoksun onun yanında, Bir intikam uğruna kullanılmış, atılmışsındır kenara... Canın Yanar... Anlatamazsın karşı tarafa... Cevap bile vermek istemezsin yaptığı saçmalıklara! İnanamazsın konuştuklarına, yaptıklarına.. Günler geçer..... Giden dönmemiştir halaa! Ve en acı olan... Gitti dediğin adamın, Hiç bi zaman yanında olmadığını anlarsın aslında... Ağlarsın hıçkıra hıçkıra... Sonra yüzleşirsin kendinle, ve bırakırsın ruhunu en sığıntı bir köşeye, Sessiz sessiz ağlarsın kimseler duymasın diye... Lanetler yağdırırsın onsuz geçen 24. geceye, Çığlıklarınla sus ve birdaha bakma geriye...
Yerine Sevemem...
Sen hiç çaresiz kaldınmı? Sesinin çıkmıyacagını bile bile avaz avaz bağırdınmı? Bir umud son sans diye el açıp Allah’a yalvardınmı? Ya da ne biliyim işte Aglamak geldiginde içinden Kimse görmesin diye içine akıttınmı gözyaşlarını Çekip gitmek en kolay yol dediğin halde bile Arkanda bıraktıklarını Düşündünmü giderken ? Söyler misin? Sen sevdan için neler yapabilirsin? Söyleyemedigim çok şey birikti içimde Ne sen anlayabilidn beni Ne de ben anlatabildim.. İnfazımı istedim Onuda vermedin Keşke konuşmayı unutsaydı dilim Ya da ne biliyim Ruh çıksaydı su bedenden razıydım Yeterki… Aklında kalmasaydı söylediklerim… Bazen ölüm kurtuluştur derler yaa Silahını dayasana anlıma Ama dur .. Önce beni son kez dinle Benim yüreğim hala sende Vasiyetim olsun Sakın verme ellere Derinlere sakla kimselere gösterme Bak sessiz çığlıklarım var hala içimde Gözlerime iyice bak Ve son kez … Tut ellerimi neolurr… İstedigin gibi, Gidiyorum işte… Sakın şunu unutma olurmu bitanem Ben asla YERİNE SEVEMEM ….
yorgun yıldızlar gibiyiz...
Artık; Kimse seni benim kadar sevmeyecek ! Kimse değer vermeyecek sana benim kadar, Ve hiç kimse bakmayacak GÖZLERİN’e ben gibi.. Belki; Benide kimse senin kadar sevmeyecek ! Sen gibi dokunmayacak, Olmayacak yanımda sen gibi. Ve silmeyecek gözyaşlarımı, gözyaşlarıyla..
Kader ağlarını çoktan ördü. Yaptı yapacapığını Ve emretti…..“Gideceksin, Biteceksin”… Boyun eğdim çaresiz. Keşke aksime; Sen boyun eğmeseydin kadere, Susmasaydın karanlığa. Keşke silmeseydin verdiğim değeri yalan ile Ve keşke değişmeseydin aşkımı ihanetinle.. ….Sildin…ve…Değiştin…. Şimdilerde; Akan iki damla gözyaşım, ve Hayallerimin Katilisin.. Kalan tek hatıran; GÖZLERİN.. Bense; Hayata, Gözlerine, Katilime inat YAŞIYORUM.. Artık ihaneti bende öğrendim. Yüreğimi satıyorum ve kendime ihanet ediyorum.. …Unutuyorum… …Siliyorum… …Gidiyorum…
Kaybediyorum belki ama BİTMİYORUM
aşk yalnızca vuslat değildir yokluğuna sabretmektir bazen her bakışını senet saymıyorum geleceğimize ben yarı yolda iz bırakmam yaranın güzeli de varmış anladım içim kanadıkça büyüyorum sen bitti say ben üç nokta koyuyorum… gözlerin gökyüzüne düşürüyor beni seni aramıyorum yıldızların altında aşkına bir ömür nöbet tutuyorum ölü sevdalar vadisiyim sanma her durduğum yere gözyaşımdan bir ben konduruyorum sen bitti say ben üç nokta koyuyorum…
AŞK seni de onu da ikiye böler SEVGİ ikinizi bir eder
AŞK zehir gibidir SEVGİ ilaç
AŞK ay gibidir hep bir karanlık yüzü var senden gizlenen SEVGİ güneş gibidir hep sana bakar içini ısıtır
AŞK gider (isteyince) SEVGİ kalır (isteyerek)
AŞK çeker, ezer, cesaret kırar SEVGİ iter, teşvik eder, yüreklendirir.
Demek Şimdi Gidiyorsun Demek şimdi gidiyorsun; Yazdığımız son şiir öyle yarım kalacak! Kuşlarımız acıkacak,saksılarımız artık sulanmayacak! Demek öykümüzü bir ruj lekesi gibi yapıştırıp aynanın sahtekâr yüzüne -Oy benim yaralım- Demek şimdi gidiyorsun; Beni böyle toz gibi dağıtıp merdivenlern dibine!
Her şey tamam diyorsun,git... Beni viran bir şehir gibi terket... Haydi git! Dışarısı ispiyon...Dışarısı ihanet... Seni bir gören olmasın,dikkat et!..
Dostlukmuş...ölüme yürümekmiş... Üstüne titremekmiş...vefaymış!.. Aşk dediğin,zavallı bir kapıyı duvara çarpıp Çıkıncaya kadarmış!.. Bana komaz deyip Sancını bir kilo rakıya gömsen de gece yarıları, -Oy benim yaralım- Asıl sancı,uyandığında Bütün odaları boş görünce koyarmış!. Gitmek istiyorsun,git... Bir savaşçı asla vedalaşmaz! Durma git! Dışarısı dinamit...dışarısı enkaz! Şunu cebine koy,ne olur ne olmaz.. Eylül mağdurlarıydık,kimsemiz yoktu, Yaralarımız aman vermiyordu canımıza.. Kimseye kıymamıştık oysa,masumduk.. Rahatsız ediyordu bizi bu yalancı tarih! Yırtılan bir pankart gibi Şehirlerin ortasına çığ düşürdüyse öfkemiz; -Oy benim yaralım- En az bir karıncanın yüreği kadar Namuslu ve çalışkandı ellerimiz!
Artık bitti diyorsun,git.. Kırılsın kapı-çerçeve,kırılsın bu cam.. Sorma git! Dışarısı panik..dışarısı izdiham! Biliyorum,seni vuracaklar bu akşam... Ne çok fire verdik üstüste.. Ne çok arkadaş yitirdik bu tozlu yolculukta.. Kimliği tespit edilmemiş, Ne çok ceset vurdu zeytin güzeli akşamlarımıza! Büyük ütopyalar ve büyük dağlar gibi İçerden çürümüşüz meğerse... -Oy benim yaralım- Her gelen ölüm yazmış, Her giden ayrılık işlemiş bu talihsiz gergefimize... Kendini arıyorsun,git.. Aptal bir hayat kur,içinde beni barındırmayan Kalma git.. Dışarısı barut..dışarısı gardiyan! Yine bir tek ben olurum sana parçalanan..
Demek şimdi gidiyorsun; Sonunda bizi de çökertiyor bu kancık zelzele! Demek şimdi gidiyorsun; Yıkılan bir duvar gibi;ömrüme devrile devrile.. Demek mecburi istikametlerin, Ayrılığı gösteren o adaletsiz kavşağında -Oy benim yaralım-maralım Demek şimdi gidiyorsun, Ve bana bir tek secenek kalıyor:güle güle! Beni öldürüyorsun,git.. Kalmasın sende kahrım,kalmasın derdim Bakma git Kafamı yumruklayıp ardınsıra ağlarsam namerdim... (alıntı) Gökyüzün de pazarlar,
Geceleri kurulur. Açılır sergiler, Yıldızlar satılır birer birer. Bir tane de ben alırım, kalan son parayla. Gökyüzü huysuzluk eder, Bana kalır en küçüğü. Tozunu siler, Cebime koyarım. Karlı gecede soğuk yağar, Isıtmaz beş paralık yıldızım, Onu satar,güneşi kiralarım Kapı çalar... Sabahın erken saatlerinde. Açarsınız. Sütçünüzdür gelen. Sütçünün litreliğinden kabınıza dökülen beyazlıkta sabahın güzelliğine kavuşursunuz. Gözünüzde pırıl pırıl bir sabah kahvaltısı canlanır. İçinizden "bugün kahvaltıyı bahçede yapalım" diye geçirirsiniz. Kapı çalar... Gelen postacıdır. Kucağında büyükçe bir paket. Uzattığı kağıda imza atarsınız. Daha önceden ısmarladığınız kitaplara kavuşmanın sevincini yaşarsınız. Zaten tatilde olduğunuzdan bu kitaplara çok ihtiyacınız vardır. "artık canım sıkılmayacak " deyip keyiflenirsiniz. En çok merak ettiğinizi alıp şezlonga uzanırsınız. Kapı çalar... Kapıya koşarsınız. Yıllardır görmediğiniz bir dost gelmiştir. Sevinirsiniz. Sohbetleriniz saatler boyu hatta bütün gün sürer. "yaşamak ne güzel" dersiniz içinizden. Hele böyle dostlar varken. Kapı çalar... Dürbünden bakarsınız. Kimseyi göremezsiniz. Dönüp yeniden koltuğa gömülürsünüz. Bir daha çalar. Bakarsınız, yine kimse yok. Tam o sırada bir daha çalınca kapıyı açarsınız. Komşunuzun oğlu, elindeki sopayla zile uzanmakta. Meğer tuzları bitmiş. İçeriden tuz getirirken kendi kendinize söylenirsiniz. "elbette göremem. Keratanın boyu bir metre." bu küçük hadise neşelendiriverir ortalığı. Kapı çalar... Düşüp bayılacak kadar şaşırırsınız. Askerdeki oğlunuz haber vermeden izne çıkmıştır. "oğlum benim" diye hasretle kucaklarken gözyaşlarınızı zapt edemezsiniz. Mutluluğunuz oğlunuzun izni kadar uzar... Kapının her çalışında sanki mutluluğa koşmaktasınız. Huzur tüter gözlerinizden. Her sessizlikte kulaklarınız zil sesi arar... Ve kapı çalmaz... O gün en büyük misafiriniz gelir. Adeta kapıyı kırmıştır. Alıp gider sizi, şaşırırsınız. "niye haber vermedi?" diye içinizden geçirirken; "doğduğundan beri zile basmaktayım" der. Bir şeyler söylemek istersiniz o an. Ama o andan sonra diliniz dönmez ÖLÜM sessiz sedasız gelivermiştir.
CAN DÜNDAR
(Ömrün uzun olsun can abi)
Bir gün baksam ki gelmişsin.. Bir güvercin gibi yorgun uzaklardan yar. Gözlerinde bir bitmez,bir tükenmez güzellik Saçlarında ilkbahar..
Bir gün baksam ki gelmişsin.. Gülüşünde taze serin bir rüzgar Ellerin yine eskisi kadar güzel Çiçek açmış dokunduğun bütün kapılar..
Bir gün baksam ki gelmişsin.. Hasretin içimde sonsuzluk kadar. Şaşırmış kalmışım birdenbire çaresiz. Dökülmüş yüreğime gökyüzünden yıldızlar.
Bir gün baksam ki gelmişsin.. Ne yüzünde bir gölge,ne dilinde sitem var. Tozlu pabuçlarını gözlerime sürmüşüm Benim olmuş dünyalar. . .
İNANDIĞININ PEŞİNDEN GİDECEK KADAR ASİ
İHANETİ BIÇAKLAYACAK KADAR KATİLİM
ICH LİEBE DICH
Desem ki... İnan bana sevgilim inan, Evimde senliksin, bahçemde bahar; Ve soframda en eski şarap. Ben sende yaşıyorum, Sen bende hüküm sürmektesin. Bırak ben söyleyeyim güzelliğini, Rüzgarlarla, nehirlerle, kuşlarla beraber. Günlerden sonra bir gün, Şayet sesimi fark edemezsen, Rüzgarların, nehirlerin, kuşların sesinden, Bil ki ölmüşüm. Fakat yine üzülme, müsterih ol; Kabirde böceklere ezberletirim güzelliğini, Ve neden sonra Tekrar duyduğun gün sesimi gök kubbede, Hatırla ki mahşer günüdür Ortalığa düşmüşüm seni arıyorum...
Ben hala izindeyim aşkına pervaneyim Yürekten avareyim nerelerdesin
Ağladığın zaman gözyaşlarınım Güldüğünde tebessümünüm Haykırışlarındaki feryatların Bir çiçeği kokladığında, hissettiğin kokuyum
Bakışlarındaki ahenk benim Söcüklerindeki giz benim Saçlarını savuran rüzgar Tenini yakan güneşim Alnından akan ter ben Çatlamış dudaklarına usulca konan Bir yağmur damlasıyım Arkanda seni izleyen gölgenim Hislerindeki korku benim Düşüncelerindeki korku benim
Gözlerindeki yeşil, Tenindeki sıcaklığınım Yalan söylediğin zaman doğrunum Seni doğru yola itenim
Yüreğine aşk iksirini veren Seni sevdalara sevk edenim İçine çektiğin nefesinim Hayata küstüğünde yaşama sevincinim Gönül tarlasına ektiğin ümit benim
Susadığında kana kana içtiğin su Üzerine yazdığın bembeyaz bir sayfa Dilinden düşürmediğin türküyüm Üzerine basığ geçtiğin köprüyüm
Karanlıkta kaldığında seni aydınlatan sonsuz ışığım Bir kuş gibi uçmak istediğinde çırptığın kanatların benim Daldığında suyun diplerine yediğin vurgunum .
Çıktığın dağın zirvesiyim Ellerinle yoğurduğun hamurum Seni sarhoş eden şarap benim Gözyaşlarınım, tebessünümüm, feryatlarınım, hissettiğin korkuyum Saçlarını savuran rüzgar. tenini yakan güneşim Bir yağmur damlasıyım Gölgenim, yeşilin, çelişkin, sıcaklığın benim Sevincin, üzüntün, kalbin, yüreğin her şeyinim
ARZULAR Bir gülüm olsun istiyorum Yalnız ben olunca açılan Ben olmayınca bir gonca olan Kokusunu ve güzelliğini sadece benim için saklayan Bir güneşim olsun istiyorum Yalnız benim sabahıma doğan Ve yalnız beni ısıtan Bir gökyüzüm olsun istiyorum Bütün insanların yanında pırıl pırıl olan Derdi olduğunda hüzün bulutlarını benim üstüme salan Ve gözyaşlarıyla yalnız beni ıslatan Ve bir sevgilim olsun istiyorum Hayatının sonuna kadar benimle olan Ölsem bile benden ayrılmayan Biliyorum çok şey istiyorum Ama bunlar olmazsa bir ölüm istiyorum
Sana aşkı anLatamam aşk anlatıLmaz(mış) yaşayanLar öyLe söyLüyor…. peki diyeceksin nasıL yaşan(mış) o zaman diyeceksin hatta dedin biLe: ) aşk kör neden kör kendinden başkasını görmez aşk sağır kendinden başkasını duymaz
aşk diLsiz sadece kendisini konuşur
aşk bir aLdatmacadır herkesi aLdatır birtek kendini aLdatmaz…
...
“Kendine iyi bak” bir veda degil elveda cümlesidir çogu zaman. O üç kelimeden çok daha fazlasini gizler içinde...
"Kendine iyi bak." Çünkü bundan sonra ben yaninda olmayacagim. Olamayacagim. Istesem de istemesem de. Sevdim bir zamanlar seni, hala seviyorum ve benden sonra da mutlu olmani istiyorum. Olur da bir gün dönersem seni iyi bulmak istiyorum.“
“Kendine iyi bak. Çünkü bundan sonra kendinden baskasi olmayacak yaninda sana bakacak. Ben olmayacagim. Kendine iyi bak ve beni düsünme. Çünkü ben de seni düsünmeyecegim artik. Arama sakin beni, yazma, çünkü ben yazmayacagim. Sil beni yüreginden, çünkü ben silecegim. Fakat, yasanilan, paylasilan güzel seyler hatirina sana yürekten mutluluklar diliyorum. Ve ben bir daha dönmemek üzere gidiyorum.”
"Kendine iyi bak. Aramizda geçen herseye ragmen benden sonra iyi oldugunu bilmeyi tercih ederim. Aslinda bilmem çok önemli degil, iyi oldugunu varsayacagim ben. Seni bir daha asla görmemek üzere gidiyorum ben, seni kendinle basbasa, yapayalniz birakiyorum ben. Biliyorum kendini birakacaksin benden sonra, o yüzden iyi bak diyorum. Aslina bakarsan, çok da fazla umursamiyorum."
"Kendine iyi bak derler ve giderler. Tutkuyla sevenler, bazen birden fazla söylerler bunu. Çünkü onlari ayirmak, eti tirnaktan ayirmak gibidir. Kolay kolay kopamaz onlar, süreç çok aci vericidir, yürek parçaliyicidir. Her seferinde azalan umutlarla geri döner ve yine “Kendine Iyi Bak” gözleriyle ayrilirlar. Ta ki umut da, sevgi de tükeninceye kadar…Ta ki son elveda mezar sessizligine bürününceye kadar…"
Tutkunun ötesinde sevenler, bir kez “Kendine Iyi Bak “ derler ve giderler. Onlar eti tirnaktan ayirmak yerine ölümü yeglerler. Onlar bu aciyi bir kezden fazla kaldiramayacaklarini bilirler.
"Kendine iyi bak" derler ve giderler. Bu sözlerin içinde ihanet yok, hiç bir zaman olamaz derler ve giderler. En büyük ihanet degil midir aslinda seni seveni, ihtiyaci olani yüzüstü birakip gitmek. "Kendine iyi bak" derler ve giderler. Seni suskunluga mahkum edip giderler. Seni parçalara ayirip, en büyük parçayi yanlarina alip giderler. Seni senden alip giderler.
Daha kötüsü suçlayamazsin onlari tüm bunlar için. Kendine iyi bak deyip gidenin geçerli bir nedeni vardir elbet. Suçlatmaz kendini. Savasmadiklari için kizarsin ama suçlayamazsin. Savasmislarsa, yenildikleri için kizarsin ama suçlayamazsin. Yenildigin için kizarsin ama suçlayamazsin… Ayriligin kaçinilmazligina inandirir seni, kendine iyi bak derler ve giderler. Elinden umutlarini, düslerini, sevgilerini alip giderler. Bir tek anilari birakirlar geride, bir de hatirladikça gözyaslarina bogulasin diye unutulmayan nagmeler.
Arkalarina bakmadan çekip giderler eger yalniz kalmissan, çünkü insafsizliklarini görmek istemezler. Hersey o saniye orada bitsin, kapansin bu sayfa isterler. Bitti diyemedikleri için, kendine iyi bak derler. Kirildim ve affedemiyorum; diyemedikleri için kendine iyi bak; derler. Seni istemiyorum artik, hayatimdan çikaracagim ama bil ki hiç unutmayacagim; diyemedikleri için kendine iyi bak derler. Biliyorum çok kanayacaksin ama daha iyisini yapamiyorum; diyemedikleri için kendine iyi bak derler. Vicdanlarini rahatlatmak için kendine iyi bak derler, çünkü o kan uzun süre akacaktir ve o yara asla kapanmayacaktir, bilirler.
"Kendine iyi bak" bir noktadir çogu zaman. Kendine iyi bak deme bana, sadece kötülükler noktalansin isterim ben. Oysa sen iyisin… Sen gözümdeki isik, dudagimdaki tebessüm, sen içimdeki sevinçssin. Sen hayatima renk katan, sen yüregimdeki çarpinti, sen hayatimdaki nesesin. Sen yolumu aydinlatan, sen dert ortagim, sen gönül yoldasim, sen bir tanesin. Kendine iyi bak deme bana. Nokta koyma.
Keske böyle yasanmasaydi bazi seyler, keske affedebilsen beni, keske ben de affedebilsem… Keske döndürebilsek zamani geriye. Keske bugünkü aklimizla yasasak herseyi bastan. Nafile... Ama yine de, gitmesen olmaz mi? Bitmesek olmaz mi? Sen eksikken, ben nasil tam olurum? Senden kalan boslugu kimlerle doldururum? Savassak, aramiza giren seytanla olmaz mi? Hani büyük asklar her türlü engeli asardi, hani gerçek dostluklar her sinavi geçerdi, hani sevgi eninde sonunda kazanirdi? Hani hayatta hiç kirlenmeyecek degerler vardi? Hani en büyük zaferler, en kanli savaslarin ardindan kazanilirdi? Bunlarin hepsi yalan mi? Sahiden..., gitmesen olmaz mi? Bitmesek olmaz mi?……….
Peki o zaman... Senin istedigin gibi olsun... Öyleyse...Sen de Kendine Iyi Bak.
"Kendine iyi bak" derler, kursunu kafana sikip giderler... ...
seslendirme : Ömer Köroğlu
Bugün senin doğum günün,Öpücük koydum alnına,Kopardığın o güllerden
Taç yaptım istanbula,Yaşadığım en büyük mutluluğuk,Çektiyim en büyük acısın
Bir şarkı yazdım sana,Umarım hep hatırlarsın... Ne desem anlamsız be askım bitti iste ruya gibi
Kalan bir kac gozyası belkide birkac anı,Sıgara kadar zararlısın cektıkce yaktın helal , allah razı olsun askım odenecektır kar zarar,En cok bu sarkıyı yazmak ıstemedım gok sahıt
DÜNYAYA BİR DAHA GELSEM SEVGİLİM ARAR BULURUM YİNE SENİ SEVERİM..
Acımasızca geçip giden zamandan geriye kalan sadece yanlızlıklarımızdı... Yaşlanan Birgün Bugün. Bavulu Topluyor Ve Son Vedası Tıpkı Dün Gibi, Köşeye Çekilip Ağlıyor, Bense Yarına Penceremden Bakma Gafletindeyim. Gözlerim Dolu Ve Ellerim Tutuklu Yüzüme. Dudaklarim Kilitli, Hoşçakal Bugün..Sen De Yolcusun Dünlerimde Sorgusun Ve 24lük Yorgunsun Git De Dinlen Gidenlerle Yarınım Kapıda Bekliyor Ve Son Veda Zamanı...
Sanırım sensiz bir geceye daha hoşgeldim Nedense biraz gerginim Stresimi yumruklarımı duvara çiviledi Gözlerim kendini saldı Sanırım o an orda değildim 30 dakka öldüm 5 dakika dirildim Gözyaşlarımı yağmur sandım ıslandım Dileklerimle fısıldaştım Kolonyalarla koklaştım Nedense son darbeyi kalbime attım Kendimi 3 yerimden bıçakladım Azami hırs yaptım nedense acımadım
GözLerim yüreğinin ufkuna daLmış... Yüreğim ise gözLerinin... ÇaresizLiğimdendir vazgeçişim Sevdana böyLesine muhtaçken kaLbim SensizLiktendir umudumu yitirişim... ßir çığ gibi yüreğime düştü hasretin... GeLişi oLmayan gidişLere gebe kaLsada kaLbim ßitti diye üzüLmez,yaşandı diye sevinirim... Dünyamı karartsada gidişin Hep mavi kaLdı sana sana oLan sevgim YokLuğuna,yoksuLLuğuma inat SenLi hayaLLer yetiştirdim... An geLdi unutmak istedim! Resmini imha etsede eLLerim Seni siLemediki gözLerim... NasıL derinden sevdiysem seni Yüreğimden siLemedim iSMiNi...!!!
Tırnakları etine batmış bir ayak gibi, duramıyor dimdik,sallanıyorum. Masum bir çocuğa atılan dayak gibi, üzülüyor,ağlıyor için için,kinleniyorum. Sebebi yok tarifi de yok bu duygunun,- belgi sağduyu göstergesi,yada sevgi ifadesi, mükellefi yok bende vuku bulan soygunun, belki benim yok olan,olmadan yarının müsaadesi. Şimdi seni bulmak isterdim içimde, ayaklarına kapanıp tarifsiz ağlamak, sonra bir sızı...bir aklık saçımda, gerisi susmak ve yaraları dağlamak
rüzgar da war...
Bütün rüzgarlara açıl Sana dokunan aşklar savrulsun Çölün kum tepelerine Yüreğinle uç Ve uçur dostlarını Göğün derinliğine Ara verme durmasın duygular Kanatlı beyaz at Aşsın bulutları birer birer Yitik değil yaşam Orada düşüncelerinde her şey var.
SEZEN AKSU GERİ DÖN
R
FERHAT GÖÇER CENNET
sarhoş geceler
Başımda esen kavak yelleri, Gözümde tüten sarhoş geceler, Dilime dolanmış binbir hece, Adını sayıkladığım sendin... Pencereme vuran sabah güneşi, Uyanışımda ki kuş sesleri, Ne rahat uyudum bu gece, Rüyamdaki güzel sendin... Varlığın ne hoş çiçekler gibi, Masumca bana gülümseyişin, Saçlarını savuran rüzgarla, Beni benden alan sendin...
kıraç
Bir Veda Havası
Vakit tamam, seni terk ediyorum. Bütün alışkanlıklardan öteye... Yorumsuz bir hayatı seçiyorum. Doymadım inan, kanmadım sevgine. Korkulu geceleri sayar gibi, Birden bire bir yıldız kayar gibi, Ellerim kurtulacak ellerinden Bir kuru dal ağaçtan kopar gibi. Aşk sabittir gülse hiç dermedik Bul kendini kuytularda hadi dal Sen bir suydun, sen bir ilaçtın. Hoşçakal iki gözüm hoşçakal.
Vakit tamam seni terk ediyorum Bu incecik bir veda havasıdır Parmak uçlarına değen sıcaklık İncinen bir hayatın yarasıdır Kalacak tüm izlerin hayatımda Gözümden bir damla yaş aktığında Bir yer bulabilsem seni hatırlatmayan Kan tarlası gelincik şafağında Ölümse korktum savaşsa hep kaçtım Vur kendini korkularda hadi al Seninle bir bütün olabilirdik Hoşçakal iki gözüm hoşçakal.
yetinirim ben
yetinirim sen yanımdaysan eğer... yokluğun en alasıyla. sana adayamazsam varlığımı bütünüyle yumulurum. hislerimi okşamazsan.